Google

« Önceki | Sonraki »

14/4/2007

bebek beslenmesinde ek besinler

4. aydan itibaren, bebeğin anne sütü dışında besinlere geçme zamanı gelmiştir. 4. aydan önce bebeklerin büyüme ve gelişmesi için anne sütü ve/veya bebek başlangıç maması tek başına yeterliyken, 4. aydan sonra sadece anne sütü veya hazır mama bebeğin büyüme ve gelişmesi için tek başına yeterli değildir. Bebeğin büyüme ve gelişiminin aynı hızda devam etmesi için, artan protein, enerji, demir, vitamin ve mineral gereksinimleri karşılanmalıdır. Bu nedenle de bebeğin ek gıdalara başlaması ve yeni tatlara alışması gerekir.

Ek Besinlere Erken veya Geç Başlamanın Sakıncaları

Ek besinlere geç ve erken başlamanın bebekler için sakıncaları vardır.

 4. aydan erken başlanması sindirim sisteminin olumsuz etkilenmesine,

allerjiye ve ishale neden olabilirken, 6. aydan geç başlanması büyüme ve

 gelişme geriliklerine neden olmaktadır.

Ek Besinlere Başlarken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

Öncelikle motivasyonunuzu hiçbir zaman kaybetmeyin. Bebeğinizin farklı tatlara geçişi

zaman alacaktır. Bebek, her konuda olduğu gibi, yemek değişikliklerinde de

sabrınıza ihtiyaç duyar.

Anne sütü ya da hazır devam mamaları, bir süre yine onun temel besini olmaya

 devam edecektir. Yeni gıdalara geçişte çok yavaş davranmanız gerektiğini daima

aklınızda tutun. Besinler düşük miktarlarda ve tek tek verilmelidir. Yeni bir besine

başlamak istediğinizde, ilk gün sadece bir küçük kaşık verin. Bir iki gün, başka hiçbir

 yeni besin vermeyin. Böylelikle, bebeğinizin o besine karşı verdiği tepkiyi direkt olarak

 gözlemlemiş olacaksınız. Allerji yaptı mı? Vücudu yeni besini kabul etti mi? Eğer vücut yeni

besini kabul ederse, o besinin miktarını her gün bir miktar olmak üzere artırabilirsiniz.

Belki bir hafta sonra, ikinci bir besine başlayabilirsiniz.

O besin için de aynı kuralları uygulayın. Eğer bir allerji gelişirse, o besini en az iki üç

hafta vermeyin. Bebekte döküntü, kızarıklık, kaşıntı, pişik ve ishal meydana gelmesi

durumunda, allerji gelişmiş olabilir. Bebek için de yeni olan bu tecrübede, bazı zorluklar

yaşanabilir. Örneğin bebek belki de yeni tatları, kaşık gibi yeni aletleri kabul etmek için

daha erken olduğunu düşünüyordur. Bunun için bebeğin keyfini yerine getirin. Bebek çok

, açken, birdenbire kaşıkla yeni bir şey denemesi daha zordur. Karnını birazcık doyurun

. Bu işlemin, akşam huzursuzluk zamanında değil, sabah en dinlenmiş olduğu zamanda ya da

 öğle vakti yapılması işinizi kolaylaştırabilir.

Bebek kucağınızda iken, küçük bir kaşığa koyduğunuz mamayı dudaklarına değdirin;

 bebek emmeye başlayacaktır. Kaşığı ağzının derinlerine kadar iterseniz öğürme refleksini

uyarmış olursunuz. Bundan kaçının. Zamanla her ikiniz de kaşıkla yeme işlemi için daha deneyimli

olacaksınız.

Anne sütü ya da devam maması ile biraz beslendikten sonra, öğünün geri kalanını katı gıda veya

hazır kaşık mamaları ile tamamlayın. Katı gıda miktarı yavaş yavaş artacağı için, bir öğünde sadece

 katı gıda ile doyacağı zaman gelecektir. Böylece bebeğiniz, günün bazı öğünlerinde anne sütü

almamış olur.

Yeni gıda olarak, evde hazırlayabileceğiniz mamalar, meyve suları ya da hazır bebek kaşık

 mamaları kullanabilirsiniz. Başlanacak ilk besin, elma gibi meyvelerin suları olabilir.

Katı gıdalardan ise, sütlü tahıllı kaşık mamaları başlamak için en uygun besinlerdir.

başka tahıllardan (buğday, yulaf, çavdar vs.) yapılmış mamalara başlanır. Sebze çorbalarına da,

 her seferinde yeni bir sebze ekleyerek ve düşük miktarlarda olmak üzere, bebeği alıştıra

alıştıra başlayabilirsiniz.

Örneğin pirinç, havuç; daha sonra patates, mercimek gibi. Veya tüm sebze cinslerini Sebzeli-Buğdaylı Kaşık Maması'nı tercih edebilirsiniz.

Beslenme konusundaki bilgisizlik, çok zengin bir ortamda bile kötü beslenmeye neden olur.

Örneğin kendi alışkanlıklarımız olan tuz ve şekerle, bebeği en azından bir yaşına kadar tanıştırmanın

hiç gereği yoktur. Siz baharatlı yemekleri seviyor olsanız bile, bebeğiniz için bu hem zararlı hem g

ereksizdir. Yağlar, sıvı yağ (tercihen zeytinyağı) ağırlıklı olmalı ve çok az kullanılmalıdır.

Besinlerin çok pişirilmesi vitamin değerini azaltır. Yediğimiz gıdalardaki lif ve kepek miktarına da

 dikkat etmeliyiz. Barsak sağlığı açısından kepekli lifli gıdalar çok iyidir.

Ancak fazla lif, mineral emilimini olumsuz etkileyebilir. Genel olarak, beslenme ile ilgili

 çoğu yanlış

 uygulama bu dönemde yapılır. "Bebek onu sevmedi, biraz şeker koyalım" gibi tutumlar,

 bebeğin yeni tatlara alışmasını güçleştirir.

Bebekler, ilk denediğinizde sevmedikleri bir besini birkaç ay sonra zevkle yiyebilir.

Ağız tatları değişebilir. Bu yüzden, ısrarcı olmak yerine aralıklarla denemek daha iyidir.

Bebeklere zorla yedirmek de doğru bir davranış değildir. Bebek ne kadar yemek

 istediğini kendi belirleyebilir. Sanılanın aksine, hiçbir bebekte kolay kolay açlıktan

meydana gelen sorun yaşanmamıştır. Anneler sadece biraz sabretmelidir.

Eğer doktorunuz çocuğunuzun kilosunun normal olduğunu söylüyorsa, siz ne kadar

aksini düşünseniz de çocuğunuz yeterli miktarda yemeği yiyordur. Bebeğiniz şekerli

tatları meyvelerden veya bebek için hazırlanmış özel tatlılardan alabilir. Bir yaşına,

hatta daha da sonrasına kadar bebeği pasta ve çikolata ile tanıştırmanız doğru değildir.

Bebekler için uygun olabilecek yüksek besin değerine sahip ve kontrollü şeker içeren

 özel tatlı püreleri tercih etmek en doğrusudur. Katı gıdalara geçişte bir diğer konu ise

pütür miktarıdır. Gıdayı bebeğe pütürsüz yedirmek yerine, bir miktar pütürlü bırakarak

onu alıştırmanız daha iyi olacaktır. İlk önce hafif, küçük pütürlü yedirerek çocuğun buna verdiği

 tepkiyi değerlendirin ve zamanla pütür miktarını artırın. Böylece büyük lokmalara geçişte daha

az sorununuz olacaktır.

Sütlü-Elmalı-Muzlu bebek püresi, yüksek besin değeri ve hoş lezzeti ile,

bu geçişi sizin ve bebeğiniz için kolaylaştırabilir.

Bebeğinizin zamanla besin gruplarının her birinden yeterli miktarda yiyebilecek şekilde

 beslenmesine

 dikkat etmeniz gerekir.

Bu besin grupları şu şekilde sıralanabilir:

1. Karbonhidratlar
2. Proteinler
3. Yağlar
4. Vitamin ve mineraller

Üç yaşın altındaki her çocuk, günde 5-6 öğün yemek yemelidir. Burada yemekten kastedilen,

 bir öğünde alınacak meyve suyu ve devam sütü gibi sıvı gıdalar da olabilir. Bunun dışında, bir

 hastalığın ardından duraksayan büyüme ve gelişimini telafi etmek için, çocuğun bir süre fazladan

öğüne gereksinimi olabilir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır


Kategorilerim

Tak Takistir Haziran 2007 Etkinliği Image Hosted by ImageShack.us

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı